Archive for Guns N’ Roses

Guns N’ Roses nihayet geliyor!!

Yaklaşık iki aydır hem vakit bulamamaktan hem de hevessizlikten yazmıyordum buraya; ama bu haber gelir de yazmamak olur mu???

Bülent Burgaç’ın mesajını alır almaz koltuğumdan zıpladım. Gizli bir kaynaktan Ocak ayında ”6 Temmuz’da büyük bir rock festivali kapsamında gelecekler ama şimdilik gizli bir haber” diye öğrenmiştim müjdeyi.

İçten içe seviniyor; ama her sene bu haberler geldiği ve hep hüsrana uğradığımız için görmezden geliyor, bu yazki Avrupa turnesi tarihlerinden uygun düşenleri ayarlamaya çalışıyordum.

Ama oldu, bu sefer oldu! Birkaç saat önce haber geldi ve Guns N’ Roses internet sitesi de haberi teyit etti. Artık rahat rahat haykırabilirim: Guns N’ Roses bu yaz İstanbul’a geliyor. 6 Temmuz’da İstanbul Rock Festivali kapsamında memleketi onurlandıracaklar. Konser mekanını henüz öğrenemedim ama festival olduğuna göre bu sefer stadyum olur diye umut ediyorum. Geçen sene Bon Jovi’nin çoğunluk tarafından beklenmeyen başarısından sonra organizatörlerin stadyum konserinden korkmayacağını düşünmek istiyorum.

2006 konserine gelen ve o günden beri atıp tutanların konsere gelip grubun ve Axl’ın hala taş gibi olduklarını gözleriyle görmeleri lazım. Evet, 2006 konseri iyi değildi; ama konser alelacele yapılmış, son dakika duyurulmuştu. Ayrıca grup bilmem kaçıncı kadrosunu tekrar kurmuş ve gitarlar oturmamıştı.

Kadro 2006′dan beri neredeyse ayrı, sadece DJ Ashba ana gitar olarak gruba katıldı ve gayet taşlar yerine oturdu. Hatta DJ Slash’i aratmaz durumda desem yanlış olmaz. Gitarlar bomba gibi, Axl zaten taş gibi sağlam.

2010 turnesinin Avrupa ayağından beri konserleri 2.5 saatin altına inmiyor. 2010′da Zagrep’teki 3 saatlik konserde performansları gözlerimle gördüm. 3 saat ara vermeden çaldılar. Net bir şekilde söyleyebilirim, grup tamamen toplandı ve eski günlerini aratmıyor.

Konser açıklanalı daha saatler oldu ama sosyal medyada yazılanların yoğunluğu sevinç verici durumda. Anlaşılan Türkiye’de büyük bir beklenti varmış. Zaten, Youtube’dan canlı yayınlanan 2011 Rock in Rio konserlerine Türkiye’den olan yoğun ilgi grubun Türkiye’de eski popülerliğini yakalamaya başladığının göstergesiydi. Şimdiden Ekşisözlük’te konser için beş sayfa açılmış durumda.

Ne diyelim, konseri organize edenlerden, emeği geçen ve geçeceklerden Axl razı olsun! Axl ne muratları varsa versin!

Axl döndü; her zamankinden daha asi!

Guns N’ Roses, hatta rock bile dinlemiyor olsanız da rock müziğinin en büyük fenomeni Axl’ı biliyorsunuzdur.. Axl asidir, her şeyi bildiği gibi yapar. Kurallara uymaz, kendi kurallarını koyar. Kimseyi sallamaz, burnunun dikine gider. Sonunda dünya yıkılacak olsa, yine bildiğini yapar.Mesela bir St. Louis olayı vardır 1991′de. Sahne önündeki seyircinin kamerayla çekim yapması üstüne, güvenliği olayı durdurması için uyarmış; güvenlik sallamayınca da sahneden seyircinin üstüne uçmuş; adama dalmış ve kamerayı almıştır. Bu bile kesmemiştir Axl’ımı, sahneye geri döndüğünde konseri yarıda bırakıp çekip gitmiştir. Kızışmış kalabalık gaza gelip ayaklanma çıkarmış, konser salonunu yakıp yıkmıştır.

Böyledir Axl, istemediğinin yapılmasına dayanamaz; çeker gider. Basar gider diyorum; ama Axl yaşlanmıştı aradan geçen yirmiye yakın senede. Uzun zamandır uslu çocuktu. 2010 dünya turnesinin Güney Amerika ve Uzak Doğu ayakları pek bir sakin geçmişti. Ne olduysa Avrupa ayağının geçen ayın sonunda Britanya’da tekrar başlamasıyla oldu! Muazzam grup, önce Reading sonra da Leeds festivallerinde ”headliner” olarak çağrılmıştı. İki festivali de organize eden gerizekalı organizatör, Reading’den bir hafta önce “Guns N’ Roses’ı uyardık, 2002′deki gibi yine sahneye geç çıkarlarsa, normal sürelerinin sonunda elektriği keseceğiz” gibi aptal bir açıklama yaptı. Adama sorarlar, “be hey gerizekalı organizatör, sen ne zaman gördün Axl’ın sahneye vaktinde çıktığını; adamların olayı bu”!! Şarkılarında bile söylüyorlar bunu: “the show usualy starts around seven, we go on stage around nine“!! Ayrıca, Guns N’ Roses’ı görmek istiyorsan sebat edeceksin, bekleyeceksin, herkese nasip olmaz!

Neyse, aptal organizatör dediğini yaptı ve Guns N’ Roses sahnedeyken elektriği kesti. Sanki Axl’ı durdurabilecek! Axl’ım aldı eline megafonu, bateri kaldığı yerden devam etti; gitarlar akustiğe döndü ve şarkıyı 90.000 kişilik koroyla tamamladılar. Budur olay: http://www.youtube.com/watch?v=PcGHmO9qA4I

http://www.youtube.com/watch?v=fd2xVtDdY8k

http://www.youtube.com/watch?v=JOpEiwl99ts

http://www.youtube.com/watch?v=R6nKJnbRNg0

Reading’ten sonra sıra gelmişti Leeds’e. Grup yarım saat kadar geç çıktı sahneye. Aptal organizatör yine vaktinden önce indirmeye kalktı bizimkileri. Axl da dayanamadı, patladı en sonunda: “We would like to play a few more songs for you tonight. But someone is telling us the show’s over. This war ain’t over yet.”

Leeds’ten sonraki konserler Belfast ve Dublin’di. Belfast kazasız-belasız atlatıldı; Dublin’de işin rengi değişti yine. Birkaç gerizekalı konserin başında sahneye bira şişeleri fırlatmaya başladı. Axl’ım uyardı beyinsizleri: “One more bottle and we’re goin’ home“!! Mallar, laftan anlamadı ve aynen devam etti. Axl da konseri daha başında bırakıp gitti kulise. Serserilerin dağıtılmasından sonra, binbir ısrar-ricayla anca döndü sahneye Axl’ım. 

Britanya’da yaşananlar Avrupa turnesinin sonraki konserleri için resmen iştahımı kabarttı. Axl yine aynı Axl. Asi, başına buyruk! O rock’ın gerçek kahramanı! Bakın neler yazıldı Axl’ın bu haftasonu yaptıklarından sonra; hepsinin altına imzamı atarım!  

Rock music has lost it’s way – Rock is now dead. Rock N Roll hall of fame, award shows – heritage bands reuniting, greatest hits set-lists, staying together for the ‘career’, money, album after album of repeated glory day styles, follow the rules, adapt to the industry’s expectations, the fans expectations, pander to the press, bad mouth your band mates and still stick together because there’s no-where else to go. Bands are old, rock is old and it’s fans, it’s bands and the industry built around them to exploit and drain what ever profits it can has finally destroyed what was once a perfect machine for encouraging rebellion. A style designed to give kids a voice to express their views, their difference of opinion and the things the mean the most to them. 

Rock N’ Roll, Punk, Rap, Heavy Metal all evolved in each generation to suit new fans, new young people and their lives but the spirit of rock n roll has always been carried over and that message is simple – Don’t Follow The Rules and fuck society, fuck the industry, the government and fuck you, I’ll do what I want. 

That message has become a cliché, a punch line for the marketing and advertising industry every time a twenty two year old college grad is given the new Motorhead album to push. The people running things, the bands involved and the new breed of fans, raised on ageing fogies playing greatest hits tours every year while struggling younger bands repeatedly get passed up so rich musicians can make more money. These days bands have to sound like Coldplay or Arcade Fire to get ahead, music that your gran, neighbours and teachers can sit back with, sip wine to and discuss the banking crisis. Very rock n’ roll eh. 

Then you take Guns N’ Roses. Old Guns N’ Roses. Slash, Duff, Axl, Izzy and Steven and Appetite for Destruction. Sweet Child O Mine, Welcome to The Jungle and Paradise City. massive. Then Later with Don’t Cry, November Rain, Live and Let Die, You Could be Mine…just as massive. They had it all and could still be out there today, like every single other heritage rock band making money, touring Appetite for Destruction and a choice selection from what ever Appetite rip off they released that year and pandering to the fans every whim and wish. The so called ‘Most Dangerous Band‘ could be there in the O2, top hat, American flag shorts and all, like nothing ever changed in the past twenty years. 

Wake the fuck up, things change and people move on. 

Slash is gone, playing American anthems to stadiums, selling guitars for Gibson, living up in every respect to the stereotype cast on him. Discussing reunions and his love for Axl. Duff is around, playing in second rate punk bands, writing for Playboy (he’s a journalist now don’t ya know) and still playing with Slash and Matt Sorum in Guns N’….sorry, I mean Velvet Revolver. He likes to discuss reunions occasionally aswell. Steven, poor Steven plays in Adler’s Appetite, a band that until recently exclusively played Appetite For Destruction at every show. Again, he mentions the idea of a re-union at every given opportunity. 

Axl does not discuss reunions, he does not give interviews, he does not play national anthems to baseball stadiums full of 40/50 year old Americans who point and remember he was the guy who sang Sweet Child O’ Mine. He keeps the band fresh. He works on his music in his own time, he tours and plays shows ranging from 2.5-4.5 hours with a new band of incredibly tight musicians playing half hits and half new material. He goes on stage when he’s ready, he releases his music when he’s ready and he does what he likes, when he wants to do it. Not when people tell him he should do it. 

Rock N’ Roll is rebellion and Axl Rose rebels against pretty much every rule in the book, whether it’s the industry making them, Society making them, the fans making them or his band making them. He will give you a fantastic show as long as you don’t throw shit at him (by the way, how many of you would remain in your chairs at work if customers came along throwing bottles and coins at you with a spot light in your face blocking your view?? Ya, fuck off!). 

Axl Rose is the last true hero of rock n roll because he’s the only one famous enough still telling pressure and rules to go fuck themselves and anyone that can’t see that has no business being a fan of rock in the first place. Fuck off and listen to Radiohead and leave Rock N Roll alone for people with some balls.

Originally posted 2010-09-02 17:13:06. Republished by Blog Post Promoter

Mesele budur: Get in the Ring!

Her gün soruyor birini/bir şeyi tutluyla sevmeyi bilmeyen arkadaşlarım: “Nedir abi, bu adamları senin için bu kadar özel yapan; nedir Axl, Allah mı?” Bıkmadan her gün cevaplıyorum; ama bir de buradan cevaplayayım “Get in the Ring” aracılığıyla.

Bu adamlar, ve özellikle Axl, müzik tarihinin en kimseyi sallamaz, en başına buyruk adamları. Ne müzik basınını salladılar haklarında kötü bir şey yazar mı diye; ne hayranları salladılar onların sevmekten vazgeçerler mi diye. Her zaman doğru bildiklerini, istediklerini, sevdiklerini yaptılar/söylediler. Zaten, bu özellikleriydi onlara tarihin en tehlikeli grubu unvanını veren.

Mesela meşhur bir St. Louis olayı vardır. Axl hassastır telif hakları konusunda, hakkını yedirmez kimselere. Konserde ön sırada salağın birinin kamera ile kayıt yaptığını görünce, önce güvenliği uyarır “gidin, alın kamerayı” diye. Güvenlik tembellik edip, adam da istifini bozmadan kayda devam edince; Axl sahneden uçar ve döve döve alır kamerayı adamın elinde. Güvenlikler güçlükle alırlar adamı Axl’ın elinden. Sahneye dönen kral, konseri bitirir, çeker gider. Konser yarıda kalınca önce konser alanı; sonra şehir karışır. Kızgın seyirci yakar, yıkar şehiri. Şehir yanmış kül olmuş Axl’ımın umrunda mı; hakkında bu yüzden dava açılmış Axl’ımın umrunda mı?!

Get in the Ring tam da bu sallamazlığı ifade eder. Büyük bir başkaldırıdır müzik basınına. Dönemin müzik basınına; dergilerine ithaf edilmiş bir başyapıttır. Metallica gibi dönemin diğer ünlü grupları, ticari kaygılardan basının ve hayranların kıçını yalarken, Guns N’ Roses’ın kimseyi iplemediğinin en güzel göstergesidir.

Nefretin, siktir etmişliğin bu kadar güzel anlatıldığı başka bir sanat eseri bilmiyorum. 80′ler sonu, 90′lar başının (yani Guns N’ Roses’ın tüm dünyayı kasıp kavurduğu dönem) Amerikan müzik basını, özellikle “Kerrang!”, “Hit Parader”, “Spin”, “Circus” gibi dergiler, saçmasapan atıp tutmaktadır kralların hakkında. Krallar da Get in the Ring’in içinde uzunca bir bölümle harika bir cevap verirler bu saçmalığa:

And that goes for all you punks in the press
That want to start shit by printin’ lies

Instead of the things we said
That means you
Andy Secher at Hit Parader
Circus Magazine
Mick Wall at Kerrang
Bob Guccione Jr. at Spin,
What you pissed off cuz your dad gets more
pussy than you?
Fuck you
Suck my fuckin’ dick

You be rippin’ off the fuckin’ kids
While they be payin’ their hard earned
money to read about the bands
They want to know about
Printin’ lies startin’ controversy
You wanta antagonize me
Antagonize me motherfucker
Get in the ring motherfucker
And I’ll kick your bitchy little ass, punk

Nefretin, küfrün bu kadar güzel ifade  edildiği başka bir şarkı bilmiyorum gerçekten de! Krallar lümpenleşmeden, “siktirin gidin” diyor gerizekalı yazarlara. Wikipedia bile hakkını veriyor bu güzelliğin: “The song is notorious for its amount of swearing.”

Şarkının kalanında da müthiş bir nefret var çok eğlenceli bir şekilde dile getirilen:

Why do you look at me when you hate me
Why should I look at you when you
make me hate you too
I sense a smell of retribution in the air
I don’t even understand why the fuck
you even care
And I don’t need your jealousy yeah
Why drag me down in your misery
And when you stare don’t you think I feel it
But I’m gonna deal it back to you in spades
When I’m havin’ fun ya know I can’t conceal it
‘Cause I know you’d never cut it in my game
Oh no
And when you’re talkin’ about a vasectomy
Yeah
I’ll be writin’ down your obituary
History

Get in the ring
Yeah!
You got your bitches with
the silicone injections
Crystal meth and yeast infections
Bleached blond hair, collagen lip projections
Who are you to criticize my intentions
Got your subtle manipulative devices
Just like you I got my vices
I got a thought that would be nice
I’d like to crush your head tight in my vice
Pain!!

You be rippin’ off the fuckin’ kids
While they be payin’ their hard earned
money to read about the bands
They want to know about
Printin’ lies startin’ controversy
You wanta antagonize me
Antagonize me motherfucker
Get in the ring motherfucker
And I’ll kick your bitchy little ass
Punk

I don’t like you, I just hate you
I gonna kick your ass, oh yeah! oh yeah!

You may not like our integrity yeah
We built a world out of anarchy oh yeah!

Özellikle, son dizeler mükemmel! “Biz buyuz, beğenmeyen siktirsin gitsin”! Bunu görüp, bu adamlara hayran olmamak elde mi?!

Şarkının en eğlenceli bölümü, basına açıkça meydan okunduğu; yukarıda belirttiğim yazarların dövüş ringine davet edildiği kısımdır. Zaten şarkı, grubu pek tanımayan çoğunluğun yanlış yorumladığının aksine “belli bir zümreye ait olmak”, “belli bir döngünün içinde yer almak” anlamına değil; bildiğiniz dövüşe, ringe davettir:

And in this corner weighin in at 850 pounds,
Guns N’ Roses

En anlamlı bölümse, en sonda. Grup, haklarında bu kadar saçmasapan haber varken onların peşinden ayrılmayan gerçek gunner’lara teşekkür ediyor; kalanları da siktir ediyor:

Yeah this song is dedicated to All the Guns n’ fuckin’ Roses fans
Who stuck with us through all the
Fucking shit
And to all those opposed…
Hmm…well

Bu felsefede olan adamları nasıl ilahım yapmam?! Tanıyan herkesin bildiği üzere, kimseyi takmam; kralını tanımam. Hayat benim, onu da bir kez yaşarım!

Originally posted 2010-11-30 19:18:37. Republished by Blog Post Promoter

İmzalar lütfen!

Buradaki yazıları takip edenler Nisan ayında gerçekleşmesi beklenen tarihi olaydan haberdardır. Her ne kadar pek muhtemel görünmese de Rock N’ Roll Hall of Fame töreninde Guns N’ Roses’ın orijinal kadrosunun bir araya gelmesi hayal ediliyor. Bir ölçüde gerçekleşebilecek bir rüya bu bence.

Duff muhtemelen Axl’ın yanında yerini alır. Geçen sene Londra konserinde Guns N’ Roses ile birlikte sahneye çıktı. Bu sene Seattle ve Vancouver konserlerinde kendi grubu Loaded ile birlikte ön grup olarak sahnedeydi. Hatta birkaç şarkıda Axl ve ekibine eşlik de etti.

Steven deseniz, her fırsatta röportajlarda açık veya kapalı bir şekilde Axl’a yıkama-yağlama çekiyor, orijinal kadronun bir araya gelmesinin ne kadar isabetli olacağını filan anlatıyor.

Izzy, 2006′daki İstanbul konseri dahil pek çok konserde grupla birlikte sahneye çıktı. Axl’la aralarında erimez buzlar bulunmuyor. Ne de olsa çocukluk arkadaşları!

Rüyanın tam anlamıyla gerçekleşmesi için en büyük engel Slash. O kabul etse, Axl’ı onu görmek istemez. Pek olacak iş değil bir araya gelmeleri.

Grubun İtalyan hayranları, törende orijinal kadronun eksiksiz bir araya gelmesi için imza kampanyası başlatmış. Herhalde gördüğüm en hayırlı imza kampanyası bugüne kadar.. Bir sürü liboşun saçmasapan özür kampanyalarından bayıp böyle kollektif etkinliklerde yer almamaya özenle çaba göstermeme rağmen görür görmez bastım imzayı. Herkes de basmalı bence.

Buradan buyurun: http://www.ipetitions.com/petition/gunsnrosesreunion2012/

Guns N’ Roses Rock N’ Roll Hall of Fame’de!

Müjdeli haber en sonunda geldi; Guns N’ Roses’ın Rock N’ Roll Hall of Fame’e kabul edildiği niyahet açıklandı. Uzun bir süredir her gün resmi sitedeki ankette Guns N’ Roses’a oy veriyor, etrafıma da oy vermeleri çağrısında bulunuyordum.

Başta Red Hot Chili Peppers ve The Cure’ün arkasında kalan GN’R, zamanla arayı kapattı ve anketi Rock N’ Roll Hall of Fame’e alınması en çok istenen grup/sanatçı olarak tamamladı.

Kabul töreni 14 Nisan’da yapılacak. Burada en önemli husus, Axl ile Slash’in törende bir araya gelip gelmeyeceği. Malum, törene kabul edilen grubun kadrosuna dahil olmuş bütün üyeler davet ediliyor. Bir başka deyişle, bu tören Axl ile Slash’i kıyamete kadar birlikte görebileceğimiz tek tarih! Pek ihtimal vermiyorum ama gönül birleşmeyi istediği için bu ihtimali de göz ardı edemiyorum. Bekleyelim görelim!

Bu arada, kabul edilen diğer gruplar Red Hot Chili Peppers ve Beastie Boys.

Muazzam bir yazı!

How many mavericks are left out there?

When you really think about it, there aren’t many modern artists who will genuinely rattle society’s cage and push the envelope to the point of changing the rest of us for the better. They’re definitely not on YouTube, and they’re certainly not being found by major labels. Most of today’s “musicians”, gatekeepers, and tastemakers are far too concerned with what’s working at the moment, what’s safe for general consumption, or what has the biggest social media numbers. However, that fear isn’t what produces classic records.

It’s the fearless ones who write the soundtrack to our lives and give us shows we remember forever. Even after all of these years, there’s still no one more fearless than Guns N’ Roses mainman Axl Rose.

Ever since Guns N’ Roses revolutionized rock ‘n’ roll with Appetite for Destruction, Rose has rightfully been a legend. However, he gets better with every album, and that’s a fact. Appetite ripped a hole right through pop culture with a combination of honest gutter poetry and metallic proficiency as well as the best voice the world had seen since Robert Plant.

Use Your Illusion I and Use Your Illusion II saw Rose seamlessly volley between demonic punk thrash on “Right Next Door to Hell” and “Back Off Bitch” to the piano-driven brilliance of “November Rain” and elegant darkness of “Coma”. Let’s not forget the vicious bitch-slap of “Get in the Ring” and “You Could Be Mine” or the utmost epic “Knockin’ On Heaven’s Door” and “Civil War”. The Illusion albums vaulted Rose to a level that most songwriters and singers rarely achieve. We’re talking John Lennon, Mick Jagger, and Roger Daltrey territory.

In many ways, 2008′s Chinese Democracy genuinely continued that tradition of evolution, further propelling Axl on that upward trajectory as an irrefutable rock divinity. [Jaded industry folk screaming for the importance of online presence also take note: Guns N' Roses has over 12 million Facebook fans too and Axl has over 225k Twitter followers, just saying…]

Let’s face it, he already was a legend by the time he recorded the long-awaited Democracy, but the record is a classic in its own right. It delivers on a myriad of levels. The siren swell and neck-breaking riff at the beginning of the title track charge forward with Rose’s war cry as he screams, “It don’t really matter”. Those first words prove extremely prescient. Nothing does matter but the fact that the song pummels and pulverizes poignantly as does all of Rose’s best work.

On the band’s recent run of 2011 dates, Guns N’ Roses has been opening up with the song, and it’s the perfect first salvo for them to explode right out of the gate with. Guitarists DJ Ashba, Richard Fortus, and Bumblefoot practically set off an atom bomb of flawless riffs and leads, illuminating that Guns N’ Roses is as fortified, fiery, and formidable as ever. Throughout the set, each of those gentlemen receives the spotlight to shred.

 ”Shackler’s Revenge” melds industrial infectiousness to the classic guitar, drum, and bass assault as Rose crescendos between the various vocal personae that have always made him so undeniably intriguing. “Better” follows suit, treading soulful territory over guitar and keyboard effects. The real marvel is that Rose, longtime keyboardist Dizzy Reed, bass master Tommy Stinson, keyboardist Chris Pitman, drummer Frank Ferrer, and the three-tiered six-string warriors impeccably bring this to life on stage.

Once Chinese Democracy is alive, it’s like Dr. Frankenstein’s monster—massive and out for blood. Other recent cuts such as “Madagascar” and “Street Dreams” emanate a soulful swagger a la Elton John with a street grit and gusto that’s purely Rose.

These songs also hold up alongside every bit of new material that the band is playing. Rose’s piano solo elegantly bleeds right into the pulsating heartbeat of “November Rain” and “You Could Be Mine”, “It’s so Easy”, and “Rocket Queen” all pack the same punch. When Rose and Co. take everyone to “Paradise City,” there are few concert moments as magical to this day.

In addition, the press continues to laud those magic moments. About the tour, Rolling Stone wrote,Rose and the band are really cooking”, while Chicago Sun Times professed,Guns N’ Roses is best when they kick hard and keep moving, and amazingly that’s what they did for three hours.” Loudwire adds,GN’R sounds tight as hell as they look great rocking out on that massive stage” and Axl Rose still performs with the stamina of an 18-year-old-kid.”

With a recent rare Rose interview under his belt for VH1′s That Metal Show, heavy metal guru Eddie Trunk exclaims, “He’s still Axl Rose, and he’s masterfully found a way to be interesting.” One of his peers, Zakk Wylde, puts it best, “As a frontman, nobody’s come close to him.”

Listen to Chinese Democracy or witness Guns N’ Roses on tour this fall right now. Every note rings as true as the first howls from “Welcome to the Jungle”.

There’s still only one king of the Jungle, and he’s the maverick this world needs now more than ever.

Rick Florino
11.23.11

Slash’in canlı kayıt albümü çıktı!

Slash, dünya turnesi sırasında geçtiğimiz Temmuz ayında memleketi Stoke’ta ilk solo konserini vermişti. Victoria Hall’daki konserin kaydı albüm olarak raflardaki yerini aldı.

Slash, bildiğiniz Slash bu albümde de.. Albümü hiç bilmeden, gözlerinizi kapatıp dinleseniz gitarı çalanın Slash olduğunu daha ilk dakikada anlarsınız. Mübalaa olacak ama gitar resmen ağlıyor!

Keşke Slash karakter sahibi biri olsaydı da Axl’la yolları hiç ayrılmasaydı…

Neyse, konserde Slash’e vokal olarak Myles Kennedy eşlik ediyor. Blogun takipçileri Myles hakkında geçmişte yazdıklarımı hatırlayacaktır (http://muhsinkeskin.com/2011/07/26/myles-kennedy-vs-scott-weiland/ veya http://muhsinkeskin.com/2011/02/09/slash-yavsaktir/). Adam, bence, günümüzün en iyi rock vokallerinden biri (hatta belki en iyisi). Slash, Guns N’ Roses’tan ayrıldıktan/kovulduktan sonra pek çok insanla bir araya geldi. Hatta bilenler biliyor, son zamanlarda Fergie ve Justin Bieber’la bile takılıyordu. Bu insanlar içinde Myles Kennedy kesinlikle en doğru tercih.. Süper bir sesi ve sağlam bir karizması var. Yorumu kendine has, gitar çalmayı da biliyor. Kadınların da gayet çekici bulduğu bir adam. Bir rock yıldızı için başka ne istenir ki??!!

Myles, Slash’in solo albümünde “Back from Cali” ve “Starlight”ı söylemişti (albümde birden çok şarkıyı söyleyen tek vokal). Albümde Slash’e eşlik eden Iggy Pop, Lemmy Kilmister, Ozzy Osbourne, Chris Cornell ve Kid Rock gibi büyük rock vokallerinin yanında Andrew Stockdale ile birlikte adeta ışıldıyordu. Bu albümde de çok iyi iş çıkarmış.

Tek beğenmediğim Guns N’ Roses dönemi şarkılarındaki Myles vokali. Muhtemelen bana kötü geldiği kadar kötü değildir; hatta hiç kötü değildir o şarkıların Myles yorumu ama kulak ve gönül o şarkılara Axl’la meftun olduğu için başkasının onları söylemesine hiçbir zaman alışamayacak. Zaten hiçbir canlının o şarkıları Axl’dan daha iyi söyleme imkan ve şansı da yok.

“Made in Stoke 24/7/11″ albümü Slash’in solo albümünden şarkıların yanı sıra, Guns N’ Roses ve Velvet Revolver dönemi şarkılarından da örnekler içeriyor. Bunlar içinde Slash’in yeni şarkılarından “Beggars & Hangers On” da bulunuyor. Şarkıların tam listesi şöyle:

1) Been There Lately
2) Nightrain
3) Ghost
4) Mean Bone
5) Back From Cali
6) Rocket Queen
7) Civil War
8) Nothing To Say
9) Starlight
10) Promise
11) Doctor Alibi
12) Speed Parade
13) Watch This
14) Beggars & Hangers On
15) Patience
16) Godfather Solo
17) Sweet Child O’ Mine
18) Slither
19) By The Sword
20) Mr Brownstone
21) Paradise City

Adam gibi müzik dinlemek istiyorsanız kaçırılmayacak bir albüm. Türkiye’de henüz bulunmuyor; ama Amerika ve Avrupa’da satışa çıktı. Kısa bir süre sonra Slash’in resmi internet sitesinden indirebilirsiniz: http://slash.ultimate-guitar.com/

Axl Sessizliğini Bozdu!!

Axl çok uzun süredir röportaj vermiyor, kendini medyadan saklıyordu. VH1 programlarından That Metal Show ne yapıp edip Axl’ı konuşturmayı başardı. Guns N’ Roses’ın Kuzey Amerika turnesinin Miami ayağı sırasında çekilen program 11 Kasım’da yayınlandı.

That Metal Show ekibi, Axl’ın ağzından “bomba” diye nitelendirilebilecek laflar alamamış; birleşme, yeni albüm gibi konularda Axl’ı zorlayamamış (olumsuz bir eleştiri değil bu; sıkar biraz Axl’ı konuşmaya zorlamak, onu röportaja ikna etmek bile çok çok büyük bir başarı) olsa da; Axl’ı yıllar sonra ekranda görmenin zevkine paha biçilemez!!

İzleyemeyenler için:

Steven, düş artık Axl’ın yakasından!

Ne zamandır Guns N’ Roses’la ilgili bir şey yazmamışım.. Guns N’ Roses yazmayacaksam, niye açık bu blog??!! Neyse, Axl beni affetsin diyorum ve girişiyorum yazıma.

Efendim, öncelikle “kimdir Steven, niye düşecek Axl’ın yakasından” diye soran arkadaşlara kısaca Steven’ı anlatayım. Steven Adler veya fanlar arasında bilinen adıyla Steven (Popcorn) Adler, Guns N’ Roses’ın efsane olmuş orijinal kadrosunun bateristidir. Slash’in kankası olması sebebiyle Axl ile tanışmış ve rock tarihinin en iyi albümü olan Appetite for Destruction’da ve onu takip eden albüm olan GN’R Lies’da baterileri çalmış yüce bir insandır.

Burada bir parantez açıp yazıya sonra devam edeyim. Orijinal kadronun her bir ferdi, benim için kutsanmış insanlardır. Onlar hakkında söyleyeceğim herhangi bir olumsuz şey, onların dünyanın en büyük rockçıları, en büyük müzisyenleri olduğu gerçeğini değiştirmez. Hataları yüzünden Axl’la devam etme şansını kaybetmiş ve kendilerini grubun dışında bulmuş olabilirler; ama bu yukarıdaki gerçeği değiştirmez!

Gelelim Steven’ın neden kendini grup dışında bulduğuna.. Muhteşem müzikal yeteneğini bir kenara bırakırsak, Steven uyuşturucu bağımlısının önde gideniydi ve bu zaafı gruba sürekli sıkıntı çıkarıyordu. Rehabilitasyona harcanan zaman; bağımlılığının verdiği taşkınlıkla elini-kolunu kırması; provaları, kayıtları kaçırması; kimi konserleri kaçırması; defalarca söz verip uyuşturucuyu bırakamamaması, vs. Bu liste uzar gider. Axl da dayanamayarak, 11 Haziran 1990 günü kendisini kovmuştur.

Steven’ın Guns N’ Roses sonrası yaşamı tam bir sefalet! Adler’s Appetite diye bir grup kurdu; ama bu grup hiçbir zaman hezimetten öteye gidemedi. Grupla çıktığı konserlerde Appetite for Destruction şarkıları dışındaki şarkılar dinleyiciden tepki alamadı. Konser dediğime de bakmayın; konser dediğim bar konserleri..

Steven 1990′dan sonra da defalarca uyuşturucudan kaynaklanan sıkıntılar yaşadı. İntihara kalkıştı, komalık oldu, tutuklandı, kaza geçirdi, hapse düştü, vs.. Nihayet 2008′de rehabilitasyona başladı. Bu uğurda Celebrity Rehab with Dr. Drew, Sober House gibi reality show’lara katıldı.

Şu an için uyuşturucu sorununu geride bıraktı gibi görünüyor. Geçen sene grubuyla turneye bile çıktı.

Gelelim başlıktaki meseleye.. Steven arkadaşımız aradan geçen zamanda eski grup arkadaşlarıyla arasını düzeltti. Yalnız bu durum onu gereksizce ümitlendirmiş olmalı ki her fırsatta Axl’a tekrar birleşme çağrısı yapıyor. Her röportajında, kimseye kırgın olmadığını; hepsini çok sevdiğini; tekrar birleşmek istediğini haykırıyor. Bundan ne kadar ümitli bilmiyorum; ama sanki kendisi de bunun beyhude bir çaba olduğunu anlamış ki, son röportajlarından birinde “en azından bir konser için bir araya gelelim, milyonlarca dolar kazanırız” buyurmuş.

Buradan Steven’a sesleniyorum. Bak Steven, sen zaten bizim gönüllerimizde en üst katta oturuyorsun. Senin yerine geçen Matt Sorum hiçbir zaman bir Steven Adler olamadı. Makine gibi çaldı, senin verdiğin duyguyu veremedi. Ama Steven, anlaman gereken bir şey var. O kadro dağıldı ve bir daha bir araya gelmeyecek. Axl, reunion kendisine sorulduğunda dalgasını geçiyor. “Yedi cihan bir araya gelse, Slash’e selam bile vermem” diyor.

Sabah akşam, önüne gelen her fırsatta Axl’a yalakalık yapman seni küçük düşürüyor; ezik gösteriyor. Hele son açıklamaların bunu sadece para için istediğin kanaati uyandırıyor, kredinden yiyorsun. Sen koskoca Steven Adler’sın, kendi başına da bir şey olduğunu dosta düşmana gösterebilirsin. Guns N’ Roses dağılmadı ki, tekrar bir araya gelsin. Yola başka bir kadroyla devam ediyor ve yeni kadrosu da aslanlar gibi çalıyor. “Onları at, bizi al Axl” demen, meslektaşın müzisyenlere büyük saygısızlık! Bak, Slash’e; yavşak mavşak ama o da kendi yolunda ilerliyor. Duff’ın birleşmeyi salladığı yok. Izzy takmıyor bile.

Olmayacak duaya her gün amin diyerek kendini daha fazla küçük düşürme Steven’ım! Efsanesi; ama efsaneden yiyorsun!

Steven’ın yalvardığı röportajlardan biri:

Originally posted 2011-04-26 14:20:57. Republished by Blog Post Promoter

Bu sevda bitmez!!

Ne olacak benim bu halim?! Koca adam (hatta arkadaşlarımın dalga geçtiği deyimimle “koskoca kurumsal avukat”), yeni yetme ergenler gibi bir adamın, bir grubun peşine takılmış gidiyorum. Her günüm gnrdaily.com; heretodaygonetohell.com, mygnrforum.com, gnrturkey.net, gnrfrance.net gibi sitelere, “acaba yeni bir haber var mı” diye bakmakla başlıyor. “Türkiye’ye geliyorlar, Avrupa’ya geliyorlar” dedikoduları tansiyonumu zıplatıyor, en moralimin bozuk olduğu anlarda kendime getiriyor beni. Oğlumun adını “Aksel” koymayı düşünüyorum. Şarkılarını milyon kez dinlemiş olsam da her gün tekrar dinliyorum, sıkılmıyorum.

Aslında grubu da bi kenara koyalım, benim olayım Axl!! Onunla ilgili herşey önemliden öte benim için. Ne yapsa kabulüm! Ne de olsa “Axl’dan geldik, Axl’a gideriz”!! Onunla ilgili duygularımı ifade edemiyorum. Mevlana’nın Şems’e duyduğu aşk, belki en iyi tabir edecek şey! Şu an onunla ilgili yazarken bile cümleler ne kadar dağınık, birbirini takip etmez vaziyette; çünkü heyecandan ölüyorum. Kafamı, satırlarımı toplayıp adam gibi yazamıyorum.

Axl sevgimde-aşkımda bir üst seviyeye bu Cumartesi geçiyorum. Son anda kararsız kalıp vazgeçmezsem, Axl’ın sol kolu üzerindeki “Victory or Death” dövmesini, aynı koluma yaptırıyor olacağım. Ondan bir parçayı ölüme kadar taşıyabileceğim böylece. Sadece Axl’da olduğu için yaptırmıyorum dövmeyi; dövmenin mottosu tesadüfi bir şekilde hayatım boyu bana ilham kaynağı oldu; geride kalan zamanlarımın çoğunu birşeylerle, birileriyle mücadele ederek geçirdim. Belki de kendime geldiğim ilk andan beri Axl’ın peşinde olmam, beni böyle biri yaptı ve bu dövmenin mottosunun hayatımın mottosu olması tesadüf değil!

Her neyse, güzel veya çirkin, bu dövme ömrümün sonuna kadar kolumda olacak ve ben onu gördükçe Axl’ı ve ondan öğrendiklerimi hatırlayacağım!

Originally posted 2010-07-01 16:41:51. Republished by Blog Post Promoter