Bundan sonra fırsat buldukça gece gezmeleri hakkında atıp tutacağım; eğlendiğim mekanları yazacağım. Bu hafta Asmalı’da olduğuma göre oradan başlayalım.
Askerden döndüğümden beri Asmalı taraflarına gitmez olmuştum. İki haftadır o civardaydım ve gördüklerime hakikaten inanamadım. Geçen yaz da, önceki yaz da Asmalı popüler bir yerdi; ama geçen sonbahar ve kış popülariteyi abartmış. Bir sene önce bomboş olan sokaklarda bile bir dolu mekan açılmış, zaten kıpırdamak zor olan dar sokaklar kilit hale gelmiş.
Asmalı’ya bu rağbet üç sene önce başladı galiba (gerçi rağbeti yoktan var eden, o zamanlar tekinsiz olan Asmalı’da açılma cesaretinde bulunan Babylon kesinlikle). Halbuki herşey ne kadar güzeldi; sokakta kalabalık ve gürültüden baymadan içkimizi içerdik sonra geceye devam ederdik. Şimdi öyle mi?! Gerçekten kıpırdanmıyor sokaklarda. Asmalı’nın esas keyfi olan sokakta rakı-meze mümkün değil ağız tadıyla.. Neyse, sonuçta İstanbul’daki “neresi in, oraya bin” kitlesi hevesini alıp kaybolacaktır en geç bu senenin sonuna kadar, Asmalı bizlere kalacaktır yine!
Yazıya başlarken asıl amacım lezzet yolculuklarında olduğunu gibi mekan değerlendirmekti; o zaman hemen
toparlayayım. Dün gece, klasik, birkaç mekana girdim çıktım. Bugünkü yazıyı, bunlardan Novo için yazayım. Gerçi Novo 2008′den beri gayet popüler bir yer ve hakkında milyon tane şey yazıldı. Benim yazacaklarım bunlara pek birşey katmayacaktır.
Novo, bence Asmalı’da mekan dolanması yapacakların (yani bir içki bir yerde, aman baydım şimdi başka bir yere girelim tayfası) ideal duraklarından biri. Mekan gayet küçük, o yüzden içeride uzun süre durulmaz; ama kalındığı süre boyunca gayet eğlenilir bence. Müzikler çok iyi; daha doğrusu dün çok iyiydi, çünkü Cuma gecesi DJ Fun Rock çalıyor. Fun Rock ne derseniz, böyle bir tür var mı; yoksa ben mi kıçımdan uyduruyorum emin değilim. Fun Rock’la kast ettiğim, rock dinlemeyeni bile eğlendirebilecek, benim gibi rock dinleyicisini de tam anlamıyla tatmin etmese bile içkiyle birleşip mutlu edebilecek müzik. Dün geceyarısı civarlarında oradaydım ve DJ gayet eğlenceli indie’ler filan çalıyordu. Önceki yazılarda, indie’ye giydirmelerimi hatırlayıp çelişiyorum sanmayın. Indie de Brit de gece gezmelerinde iyi gider; adamı eğlendirir, kafayı boşaltır, isteyene dans da ettirir.
Bildiğim kadarıyla Cumartesi geceleri DJ elektronik çalıyor. Beni açmaz; o zaman Novo anca Cuma gecelerinin rotası olur!
Novo’da tek sevmediğim hadise kitlesi. 40-45 yaş grubu hakim resmen. Bence o yaşta bile arayışta olan, hala ne istediğini bilmeyen ve huzuru bulamamış tipler. Yalnız gerçekten bakımlılar. Kadınlar MILF kategorisinin en iyi korunmuşları; erkekler de gayet İskandinav soyundan (uzun boy, pembeleşmiş ten; açık renk saçlar ve iyi bakılmış vücut). İnsan onlara bakıp, “biz de o yaşlarda hala böyle barlarda sürünüyor mu olacağız” diye kendine soruyor. Sonuçta, yaş geldi-geliyor otuza. O da bir dönüm noktası.
Yalnız bu kitle sadece Novo’nun sorunu değil. Aradığını bulamamış 40-45 yaş grubu Asmalı’yı tahakkümü altına almış durumda. Dün girip çıktığım diğer mekanlarda da durum farklı değildi. Ne de olsa şu anda moda Asmalı ve bu kitle “neresi in, oraya bin” mantığıyla, pek çok mekanı bugüne kadar tüketti ve sıra artık Asmalı’da. Dediğim gibi, burası da onları tatmin etmeyecek ve moda olacak yeni bir mekan-semt hızla onları kendine çekecek. Bir gün gelecek Asmalı yine bize kalacak!
Originally posted 2010-04-17 12:18:57. Republished by Blog Post Promoter