Myles Kennedy vs. Scott Weiland!

Keşke, Slash, Duff ve Matt Guns N’ Roses’tan ayrıldıktan sonra Scott Weiland yavşağını değil de Myles Kennedy’i kendilerine solist seçselermiş!

Hikayeyi rocker’lar biliyordur az çok. Slash, Duff ve Matt, 90′ların ortasında Guns N’ Roses’tan ayrıldıktan sonra, solist olarak Stone Temple Pilots’tan Scott Weiland’ı seçip Velvet Revolver adında sağlam bir rock grubu kurmuşlardı. Grup gerçekten sağlamdı ve “Contraband”, “Libertad” gibi sıkı albümler yayınladı. Hatta en sevdiğim rock baladlarından “Fall to Pieces”, Velvet Revolver’ın elinden çıkmadır!

Neyse, Scott bence Velvet Revolver’a, Guns N’ Roses rahle-i tedrisatın geçmiş, Axl’la çalışabilme lüksüne kavuşabilmiş ve böylece kalburüstü müzisyenler haline gelmiş Slash, Duff ve Matt’e hiçbir zaman yakışmadı; onlardan birkaç gömlek aşağıda kaldı hep! Zaten, Scott Weiland denen zat-ı muhterem, gruptaki ömrünün çoğunu uyuşturucudan havalara uçmuş, rehabilitasyonda veya hapiste kefaletinin ödenmesini beklerken geçirdi. Abi, uyuşturucu ve kriminal aktivitelerle çok meşgul bir haldeydi.

Amerikan medyasında kendisi hakkında yapılan yorumlar da üç aşağı beş yukarı benim kendisiyle ilgili fikirlerimle örtüşüyordu:

say you’re the guns behind guns n’ roses and you need a frontman to replace eyebrowless loony tune axl rose. where to turn? obviously trolling rehab centers and bus stations, slash and the guys found their man: former stone temple pilot and career fuckup scott weiland! what could go wrong? ignoring the offstage drama and giving ‘contraband’ a listen, we have to say … not a damned thing. although rose was all maniac energy and weiland is more boozy charm, ‘contraband’ sounds like these guys have been mainlining ‘appetite for destruction’. at first weiland clearly struggles to keep up (‘sucker train blues’), but he finds his groove over the brash guitars and brawny drums. on ‘dirty little thing’, he knowingly sings, ‘get away from the man who’s stealing your life/get away from the drugs you’re taking.’ he sounds like a man ready to slow down, yet he’s as reinvigorated as his new mates. welcome back to the jungle, guys.

Dediğim gibi, adamı zaten hiçbir zaman rock müziğin ilahlarının ekip arkadaşlığına yakıştıramadım. Sesinin tonu da (başka bir grup için gayet güzel olsa da) Axl’dan sonra çok yumuşak ve kalın geliyordu bana. Peki kimi seçmeleri gerekirdi bu üçlünün Guns N’ Roses günlerine alternatif yaratabilmeleri için?!

Slash, solo albümünü çıkarıp turneye başlayana kadar bu sorum cevapsız kaldı zihnimde. Ne zamanki Mart’ın başında albümün tamamını dinledim; sorularım huzur buldu! Aradığımız adam Myles Kennedy’iydi! Slash de herhalde benimle aynı fikirdeydi ki; albümde her şarkıcıya (ki şarkıcı dediğim adamlar efsaneler: Ozzy Ozbourne, Kid Rock, Chris Cornell, Alice Cooper, Lemmy Kilmister, Andrew Stockdale, Adam Levine, Iggy Pop) tek şarkı söyletmişken, Myles’a hem “Starlight”ı hem “Back from Cali”yi söyletti. Yetmedi, adamı aldı turnede vokalisti yaptı.

Gerçi albümü ilk dinlediğimde Wolfmother solisti Andrew Stockdale daha çok etkilemişti beni; ama turne videolarını, özellikle Glastonbury 2010 konserlerini izlediğimde emin oldum! “Budur” dedim. Slash’ın gitarı, Myles’ın vokali.. Keşke, Duff’ın bası ve Matt’in baterisi de olsaymış.. Keşke, Velvet Revolver’ı kurarken aralarına Myles’ı alsalarmış! İşte, o zaman Guns N’ Roses sonrasında efsane bir grupları daha olurmuş; Guns N’ Roses’a ciddi bir alternatif olurlarmış.

Alternatif derken yanlış anlaşılma olmasın. Hiçbir fani, tanrı Axl’ı ikame edemez, onun açığını kapatamaz; ama en azından kendi çapında ufak bir efsane olabilirmiş.

This post was written by

mushie – who has written 264 posts on Mushie's Blog.

Send an Email

Originally posted 2010-07-28 16:10:39. Republished by Blog Post Promoter

5 comments

  1. Ento says:

    Alter Bridge ilk çıktığında ihityatlı yaklaşmış, hata soykırarcasına uzak kalmayı yeğlemiştim. sonuçta Creed’in devamı gibilerdi ve Scott’sız bi Creed ne kadar iyi olabilirdi ki? gelgelelim olay öyle değilmiş. adamları dinledim, izledim hele ki bi Amsterdam konserleri var, ihya oldum. adamlar derken Myles’dan bahsediyorum. adam pislik tek kelimeyle. o nası bi yorum, ne iyi ses hulan öyle. bi de sempatik de abimiz, of yenmiyo tadından.
    şimdi Velvet Revolver da o olsa idi nasıl olurdu hayal edemiyorum. cidden o arıza gereksiz adam yerine Myles lokum olurmuş..
    Myles bundan sonra hacı..tanımam başka…

  2. mavi says:

    myles kennedy scott ‘la zaten karsılastıralamaz .axl da bir kaç gömlek altıdır bu adamın . sesinin sınırları için alter bridge den breathe again’i dinlemek yeterlidir .alter bridge şahane . velvet’e hiç gerek yok kanımca.slash le turlaması yeterli myles’a .açık ara türünün en iyi vokali bu adam .çok iyi bir gitarist üstelik .daha ne olsun abi .

  3. Bağış says:

    Kesinlikle sizinle aynı şeyi düşünüyorum…. ama ufakta olsa bi ümidim var Velvet Revolver solistliği için, sesi bence Scott yavşağından da Axl dan da 10 kat daha iyi. çizgi belli Myles reyis efsane olmaya doğru gidiyor. zaten Alter Bridge de harika şeyler yaptığını biliyoruz, (ki bence Alter Bridge Creed den de çok daha iyi) acaba Slash neyi bekliyo, böyle bir solistle turlarken, başka birini düşünmemeli bence.

  4. forumkardesi says:

    kimse axl ile yarışamasa da myles abi’yi de pek bi sevdim ben.sikat’tan 10 kat daha iyi olduğu zaten açık…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*